8 Nisan 2017 Cumartesi

Ali Dedelerimin Anlatımıyla Vatan Bayrak Sevgisi


Ali Dedelerimin Anlatımıyla Vatan Bayrak Sevgisi

Ali dedem on dört yaşında Malatya’dan İstanbul’a kaçmış. Burada akrabalarının yanında çalışarak, ailesini kurmuş Anadolu yiğidiydi.
Hiç okula gitmemiş. Askerde komutanları, kulağını çekerek sadece adını yazmayı öğretmiş. Evlendikten sonra anneannem, tam anlamıyla okumayı yazmayı öğretmiş…
****
İlkokula kayıttan sonra rahmetli babam toprağı duymasın, beni şöyle tembihlemişti; “İstiklal marşını ve andımızın tersini oku ve Türk bayrağına sakın saygı duyma vs…
Dedeme okulda yaptıklarımızı anlatırken, babamın bayrağımız, marşımız için anlattıklarını anlatınca dedemin birden yüzü karardı, kış günü elimden hızla tutup beni, kedi kadar farelerin olduğunu bildiğimiz kömürlüğe götürdü. Odun çıkartacağız diye.
Kömürlükte, bize ait küçük kapıyı açıp, fareli odun dolu karanlık odayı gösterip “Bayrak olmazsa bizleri evimizden kovarlar, giysilerimizi alırlar, yatağımız yorganımız olmaz, soğuktan üşürüz, döveler (döverler) bizi, etlerimizi kanatırlar, aç bırakırlar, dişlerimizi sökerler sonrada öldürürler. Evimize otururlar, bizim olan her şeyi (elbiselerimizi, oyuncaklarımı, radyo, televizyon,yiyeceklerimizi) düşman gavurlar kullanır… Baban içkici, alkolden ne dediğini bilmiyor. Sakın bunu bir yerde söyleme. Bu sefer de polis, jandarma bizi bu kömürlüğe kitler. Bir daha da çıkartamaz” demişti.
Bayrağımızın al kırmızı rengine söylenen sözler çok gücüne gidip, günlerce harp savaş zamanı Malatya da şehit düşen aile büyüklerimizi, kendi dedelerini anlattı. Malatya da sarı kayalar çokmuş harp sonrası hepsi kırmızı renk almış şehitlerimizin al kırmızı kanından…“Bayrağımızı görünce şehit dedelerinin al kanını gör yavrum”dediğinde ise ağlamaya başlamıştım hala da uzun süre baksam gözlerim dolar…
Dedem hemen anneannemin babasına büyük büyük dedeme konuyu anlatıp bu çocuğu da kaybetmeyelim Pazar günleri Vatan Bayrak sevgisini anlatın demiş.
Büyük büyük Ali dedem ise Nişantaşın’da eczacı kalfası idi. Her Pazar günü,yılmadan bana Vatan bayrak ve iyi vatandaş olmayı anlatırdı.

Öğütleri
·         Çocuklara resmi bayramlarda kağıt Türk bayrağı almayınız. Çocuktur bilmez hasar verebilir.
·         Bayrağımız sayesinde bizler gülüyoruz. (Protez dişlerini gösteriridi)
·         Vatan haini acizdir. Devlet güçlüdür.
·         Hainler er yada geç cezalanacaktır. Bu dünyada yada ahirette.
·         Hasta olmayın. Hükümetini seven kendine iyi bakar. İlaç alınca Hükümetin dış borcu olur.
·         Hasta olan önce bana söylesin. Ben el yapımı lokman hekim ilacı yapayım şayet iyileşmez ise doktora gidilsin.
·         Otobüslerde çocuklar, düzgün oturuyor mu kontrol edin evlatlarım. Çocuklar otobüs koltuklarına yazı yazıp ve en korkuncu kedi gibi tırmalayarak koltuk derilerine hasar veriyorlar. Benim torunlarım böyle bir şeyler yapmaz, ama siz kontrolü elden bırakmayın.
·         Okul sıralarına yazı yazılmaz. Okulda tebeşir sadece ders için kullanılır.
·         Jetonlu telefonların süresi yok.Telefon konuşmaları kısa tutulmalı. Telefon haberleşme aracıdır.
·         Çalışmak ibadettir. Hükümetine, Bayrağına sadık olmak da ibadettir.
·         Şikayet eden değil, çözüm üreten, çabalayan bireyler olmalıyız….
eKMEK İSRAFI SAVAŞIN KORKUNÇ YÜZÜ İÇİN LİNKI TIKLAYIN LÜTFEN.
İki Ali dedemde nur içinde yatsın. Bu öğütler hala geçerlidir. Dedelerimin ruhuna Fatiha süresi ve Rahmet okuyanlardan Allah Razı Olsun.

http://banualtun.blogspot.com.tr/2014/11/yeni-akit-gazetesi-ekmek-israfi-yazim.html
Banu Altun